TEDAVİLER

MİDE HASTALIKLARI VE MİDE KANSERİ

Mide Hastalıkları ve Mide Kanseri hakkında detaylı bilgiler.



  • Mide Hastalıkları
  • Mide Kanseri

Mide diafragmanın altında, karın boşluğunun sol üst kısmında yer alan sindirim kanalının en geniş kısmıdır. Mide özofagus (yemek borusu) ile duedonum (on iki parmak bağırsağı) arasında yer alır. Midenin şekli pek çok faktör tarafından etkilenir. Bu faktörler, mide içeriği, vücudun pozisyonu, kişinin yaşı, mide kasının tonüsü gibi faktörlerdir. Midenin 1000-1500’lük bir kapasitesi vardır. Mide içeriği asidik yapıdadır. Bu hem besinlerin sindirimine yardımcı olur hemde dışarıdan alınan pek çok bakteriyi öldürerek vücut savunmasında rol oynar. Yine protein sindirimi, B12 vitaminin emilimi için gerekli salgılar başta olmak üzere pek çok sıvı salgılar. Midenin depo fonksiyonu, besinleri karıştırma fonksiyonu, sindirilmeleri ve emilebilmeleri için bağırsağa iletme fonksiyonları mevcuttur. Mide sindirim sisteminin en geniş organıdır ve alınan besinleri depolar. Besinlerin sindirilmesi için mide sıvı ile reaksiyona girmesi karıştırılması gerekir. Besinler midenin peristaltik hareketleri ile karıştırılır. Mide dolu iken her 20 saniyede bir peristaltizm yaparak katı ve sıvıyı birbirine karıştırır ve bu karışım ”kimus” olarak adlandırılır. Meydana gelen karışım yavaş yavaş pilor bölümünden duodenuma geçer. Sıvılar mideyi katı gıdalardan daha hızlı terk eder ve bu süre ortalama 20 dakikadır. Kimus ise mideyi bir buçuk saatte terk eder.

Mide Hastalıklarının Belirtileri

Midede yanma ve ağrı en sık rastlanılan belirtilerdir. Yine bulantı, kusma ağza acı su gelmesi görülebilir. Bazen de hazımsızlık yada yutma güçlüğü, kötü ağız kokusu yine mide hastalığının belirtisi olabilir.

Muayene ve Tanı

Öncelikle karın muayenesi yapılır. Fakat mide hastalıklarının teşhisi için muayene genelde yeterli değildir. En etkili yöntem endoskopidir. Hem tanı konmasını, biyopsi alınmasını hem de varsa polip gibi lezyonların alınarak tedavi edilmesini sağlar. Ultrason ve bilgisayarlı tomografi yine mide ve çevre dokuların değerlendirilmesinde yardımcıdır. Kanser hastalarında ise PET CT ile kanserin yayılımı hakkında bilgi edinilebilir.

 

MİDENİN İYİ HUYLU HASTALIKLARI VE TEDAVİLERİ

Gastrit: Gastrit, yaş sınırlamasına bakmaksızın herkes de görülebilen bir hastalıktır ve midenin iç kısmında (yüzeyde) yer alan mukoza tabakasının iltihaplanması sonucunda görülür. Gastrit çok yaygın bir hastalıktır ama ülsere göre daha yüzeysel hasarı olmaktadır. Ancak önlem alınmamış ve ilerlemiş gastrit zamanla derinlemesine kadar inip kanser veya ülser hastalığının oluşmasına yol açabilir.

Gastrit Nedenleri

Hastalığın oluşmasına yol açan en büyük etken kronik pylori adı verilen bir enfeksiyondur. Çevresel etkenler, beslenme ve yaşam tarzı hastalığın gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Özellikle düzensiz beslenen, sigara tüketen, hazır gıda tüketenlerde ve fazla alkol içen kişiler de gastrit hastalığı diğer kişilere oranla daha sık görülmektedir. Bilhassa çok sigara içen ve sigaranın yanında asitli içecek içen kişilerde mide asidi fazlalaşıp yoğunlaşır ve bu asit de zamanla gastrit oluşumuna yol açar. Stres pek çok hastalığının ana sebebi olduğu gibi gastrit hastalığının nedenleri arasında da bulunmaktadır.

Gastrit Tedavisi
Düzenli ve sağlıklı beslenme, stresten uzak bir yaşam ve egzersiz hastalığı bir nebze uzaklaştıracaktır. Gastrit tedavisine geçilmeden önce hastalığın oluşum nedenine bakılır. Eğer hastalığın oluşumuna mide asitleri yol açıyor ise mide de bulunan asitleri gidermek için kişiye öncelikle asit baskılayıcı ilaçlar verilir. Verilen bu ilaç ile mide asidi giderilmeye çalışır. Eğer gastrit oluşumuna H. pylori adı verilen bir bakteri yol açıyor ise antibiyotik tedavisi önerilir. Gastrit sorunu olan kişinin eğer kullandığı aspirin ve anti romatizmal ilaçlar var ise kişilerin bu ilaçları bırakması gerekir veya kullanım gerekliliği tekrar gözden geçirebilir.

Ülser: Ülser, Mide ya da onikiparmak barsağının duvarında temelde mide asidine bağlı meydana gelen doku kaybı meydana getiren derin hasardır. Ülkemizde, mide ülserine kıyasla daha çok onikiparmak ülseri görülmektedir ve onikiparmak ülseri genellikle erkeklerde kadınlardan 3 kat daha fazla görülmektedir. Erkek ülser hastalarının sıklıkla görülmesi ise, 30-50 yaş arasındakilerde olmaktadır.

Nedeni
Ülser hastalarında en sık görülen rahatsızlık karnın üst kısmında kemirme ve yanma şeklinde ağrının hissedilmesidir ve bu durum hasta kişilerde genellikle öğün aralarında belirmektedir. Ayrıca, özellikle onikiparmak ülseri hastayı gecenin herhangi bir saatinde uykudan uyandırabilmektedir. Bunun yanı sıra, sonbahar ve ilk bahar dönemlerinde ağrıların artması durumunun yanında hastaların bazılarında bulantı, ağrı oluştuğunda kusma hissi ve kusmayla gelen rahatlama, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi belirtiler de görülebilmektedir.
Ülser hastalığına en çok helicobacter pylori adlı bakteri sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra, genetik yatkınlık, sürekli ve aşırı stresli olma durumu, kortizon tarzındaki ilaçların kullanımı, alkol ve sigara kullanımı, kahve alışkanlığı ile çevre kirliliği gibi etmenlerde ülsere sebep olabilmektedir.
Ülser Sonucunda Oluşabilecek Rahatsızlıklar: Ülserin sebep olduğu rahatsızlıklar şunlardır;
Kanama: Üst sindirim yollarında oluşan kanamaların çoğu ülserden kaynaklanmaktadır. Üst sindirim sisteminde oluşan bu kanamalar daha önce hiç mide şikayeti olmayan insanlarda da görülebilmektedir. Kusma ve siyah renkli feçes olmasından önce fenalık gelmesi ve soğuk ter gastrointestinal kanamanın belirtileridir ve bunlardan herhangi birinin görülmesi durumunda derhal bir doktora başvurulması gerekmektedir.
Mide Delinmesi (Perforasyon): Ülserin derinliğinin iyice artarak ve tüm mide ya da onikiparmak katmanını geçmesi durumunda oluşan delinmeye mide delinmesi denilmektedir. Hastanın karnı sertleşmekte ve ağrıdan kıpırdayamaz hale gelmektedir. Hasta hemen ameliyat edilmelidir.
Tıkanma: Akut ülser nedeni ile duedenum ve pilor kanalında ödem meydana gelmesi ve uzun süreli ülser nedeni ile nedbe dokusunun oluşması sonucunda yiyecek, içecek türü şeylerin geçimini sağlayan pasajın daralarak tıkanması anlamına gelmektedir. Bu gibi durumlarda, tıkanma olan kişi midede birikip ileri gidemeyen materyali kusar ve yine aynı sebeple hastada sürekli bol kusma görülmektedir. Bu gibi durumlarda hastanın acilen ameliyat edilmesi gerekmektedir.
Sıgara kullanan bir ülser hastanısın sigarayı bırakması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, ülser hastalarının aspirin ile aspirin tarzı romatizma ilaçları alması ve alkol kullanması da sakıncalıdır. Ülser tedavisinde genellikle ilaç tedavisi uygulanmakta ve hastalar genellikle bu tedavi yöntemi ile iyileşmektedirler.

Mide polipleri: Mide polipleri, mukoza ile kaplı midenin iç yüzü üzerinde oluşan hücre kitleleridir. Diğer bir ismi gastrik polip olan mide polipleri nadir olarak görülür.
Çoğunlukla herhangi bir belirti ve şikayete neden olmazlar. Zaten genellikle başka bir hastalık için yapılan taramalar esnasında ya da mide için yapılan testlerde fark edilirler.
Çoğu mide polipleri kansere neden olmazlar, ancak bazı türleri ileri aşamalarda mide kanseri riskini artırabilir. Yine kanama ve kansızlık nedeni olabilirler. Bu nedenle, zararsız görünen bazı mide poliplerine karışılmazken riskli görünen bazıları ise alınır.

Nedenleri
Mide polipleri mide duvarında gelişen bir inflamasyon veya başka bir hasara tepki olarak gelişir ve şişkin yapılar oluşturur. Yaş arttıkça oluşma ihtimali de artar. Yine uzun süreli kullanılan bazı mide ilaçlarınında poliplere neden olduğu kabul edilmektedir. Mide poliplerin en yaygın türleri şunlardır:
• Hiperplastik polipler: Mide iç yüzeyindeki hücrelerde meydana gelen kronik enflamasyona tepki olarak oluşur. Hiperplastik polipler çoğunlukla mide iltihabı (gastrit) olan kişilerde daha yaygındır. Bu durumun nedenin mide yüzeyinde enfeksiyon oluşumuna sebep olan Helicobacter pylori (H. pylori) bakterisi olduğu düşünülmektedir. Hiperplastik poliplerin çoğu mide kanseri riski taşımaz. Ancak çapı yaklaşık 2 cm ve daha büyük olan hiperplastik poliplerde kanser riski daha fazladır.
• Fundus bezi polipleri: Bu polipler de midenin iç yüzeyindeki bez hücrelerinden meydana gelir. Bu tür polipler “adenomatöz polipozis” adı verilen ve nadir görülen kalıtsal bir sendromu olan kişilerde meydana gelmektedir. Fundus bezi polipleri kanser riski taşıdığı için alınırlar.
Fundus bezi polipleri mide asidini (proton pompa inhibitörleri) azaltmak için düzenli olarak bazı ilaçlar almak zorunda olan insanlar arasında daha yaygındır. Çapları 1 cm den daha büyük olmadıkça fundus bezi polipleri endişe nedeni değildir. Bu tür büyük poliplerde de kanser riski çok azdır, ama bazı doktorlar proton pompa inhibitörleri kesilmesini veya poliplerin çıkarılmasını önermektedir.
• Adenomalar: Aynı zamanda midenin iç astar bezi hücrelerinden meydana gelirler. Adenomlar mide polipleri arasında en az yaygın olan türdür fakat mide kanserine neden olma açısından en riskli guruptur. Adenomlar daha çok mide iltihabı ve kalıtsal “adenomatöz polipozis” ile ilişkili bulunmuştur.

Tanı: Mide poliplerini teşhis etmek için kullanılan bazı test ve prosedürler şunlardır:
• Endoskopi ile yemek borusu ve mide iç yüzü görüntülenir.
• Endoskopi sırasında şüpheli görülen bölgelerden veya poliplerden alınan doku örnekleri (biyopsi) analiz edilmek üzere laboratuvara gönderilir.

Tedavi ve İlaçlar
Midedeki poliplerin türüne bağlı olarak uygulanan tedaviler şunlardır:
• Adenom olmayan küçük polipler tedaviye ihtiyaç duymaz. Çünkü bu tür polipler herhangi bir belirti ve şikayete yol açmaz ve nadiren kansere yol açar. Bu tür hastalarda mide poliplerini izlemek için genellikle periyodik endoskopi önerilir. Büyüyen ve şikayetlere neden olmaya başlayan poliplerin alınması önerilecektir.
• Büyük mide poliplerinin çıkarılması gerekir. Poliplerin alınması için çoğu polip türünde yapılan endoskopi sırasında alma işlemi uygulanmaktadır.
• Adenomlar genellikle endoskopi sırasında çıkarılır.
• Kalıtsal olan adenomatöz polipozis ile ilişkili polipler de kanser riski taşıdıkları için çoğunlukla alınırlar.

Pylori Enfeksiyonun Tedavisi

Midenizde H. pylori bakterisinin neden olduğu gastrit tespit edilmesi halinde büyük olasılıkla antibiyotik tedavisi önerilecektir. H. pylori enfeksiyonunu tedavisine başlanması hiperplastik poliplerin ortadan kalkmasına ve poliplerin tekrarlamasının engellenmesini sağlayacaktır. H. pylori bakterilerinin tamamen öldürülmesi için antibiyotik tedavisine bir kaç hafta devam edilmesi gerekebilir.

“Tüm dünyada her yıl yaklaşık 900.000 insan mide kanseri nedeniyle ölmektedir.”

Nedenleri
Beslenme alışkanlığının önemli rol oynadığı mide kanseri, gereğinden çok tuz tüketimi, sebze ve meyve alımının yetersiz olduğu yerlerde daha sık görülür. Yanmış ya da yeterince pişmemiş kırmızı et tüketimi de bu nedenler arasındadır. Sigara kullanımı, Helikobakter pilori enfeksiyonu, aşırı kilo, ailede mide kanseri öyküsü olanlarda mide kanseri riski daha yüksektir. Özellikle bu risk gurubundaki hastaların mutlaka endoskopi yaptırmaları gereklidir.

Belirtileri
Hastaların yarısında elle muayenede bir kitle hissedilir.
Mide bölgesinde ağrı ve midenin ağırlaştığı hissi
İştahsızlık ve bunun sonucunda kilo kaybı görülmesi (şiddetli ve kısa sürede ortaya çıkar)
Yemekten sonra rahatsızlık hissi ve mide şişliği,
Bulantı, kusma,
Mide kanseri olan kişilerin büyük bir kısmında kansızlık da görülür.
Yorgunluk,
Mide ya da bağırsakta kanama olması (gizli şekilde ilerleyebilir).

Tanı
En kesin tanı yöntemi endoskopidir. Hem tümörün yeri ve büyüklüğü saptanır hemde biyopsi alınır. Kesin tanı konması için biyopsi kaçınılmazdır. Baryumlu mide grafisiyle tümörler görülebilir ancak kesin tanı koymak için yeterli değildir. Evrelendirme TNM sınıflaması kullanılmaktadır. Bu amaçla bilgisayarlı tomografi, PET CT ve MR kullanılabilir.

Tedavi
Mide kanserinde cerrahi girişim, en önemli ve en belirleyici tedavi önlemidir. Usulune uygun yapılan cerrahinin yerini hiçbir tedavi yöntemi tutmaz. Özellikle erken dönem mide kanserleri sadece cerrahi ile tamamen tedavi edilebilir. Deneyimli hekimler tarafından uygulanan laparoskopik cerrahi (kapalı cerrahi yöntem) ise hem aynı oranda başarılı sonuç sağlar hem de daha az ağrı, hemen ayağa kalkma, daha az enfeksiyon ve fıtık riski gibi ciddi avantajlara sahiptir. Ek olarak kemoterapi (ilaç sağaltımı) ve bazı durumlarda ışın tedavisi (radyoterapi) de uygulanmaktadır.





Temasta Kalın!

Bizimle şimdi iletişime geçin.

Obezite ve Genel Cerrahi hakkında bilgi edinmek ve randevu almak için benimle iletişime geçin.


BENİ ARAYIN

Tüm çağrılar
+90 551 440 00 33



BANA YAZIN

İletişim maili
drcemalkara@gmail.com



Beni Takip Edin

Sosyal Medya

Sosyal medya üzerinden güncel verileri takip edebilirsiniz.



Copyright © Op. Dr. Cemal Kara Resmi Web Sitesidir.

SİZİ ARAYALIM